Allah'ı Kimler Görür? İslam Düşüncesinde Rü'yetullah Kavramı

İslam kelâm ve teoloji tarihinde en çok tartışılan, derinlemesine incelenen ve manevi heyecan uyandıran konuların başında rü'yetullah (Yüce Allah'ın görülmesi) meselesi gelir. İnsan aklının sınırlarını zorlayan, kalplerin derinliklerinde bir arzu olarak yer eden bu kavrayış; "Allah'ı kimler, nerede ve nasıl görecek?" sorusunu doğurmuştur. Kur'an-ị Kerim ayetleri, sahih hadisler ve Ehl-i Sünnet alimlerinin ittifakıyla bu sorunun çerçevesi asırlar boyunca detaylıca çizilmiştir.

Dünyada Allah'ı Görmek Mümkün müdür?

İslam inancına göre, dünya hayatı bir imtihan alanı olduğundan, insan gözünün bu fani ve sınırlı yapısıyla Yaratıcı'yı doğrudan idrak etmesi veya görmesi mümkün değildir. Kur'an-ı Kerim'de En'âm Suresi 103. ayette açıkça buyrulur:

"Gözler O'nu idrak edemez; o ise bütün gözleri idrak eder. O, latiftir, her şeyden haberdardır."

Hz. Musa'nın Tûr Dağı'nda Yüce Allah'ı görmek istemesi ve "Rabbim, bana kendini göster, sana bakayım" talebine karşılık olarak "Beni asla göremezsin" (Len terânî) cevabını alması, dünya hayatında bu gözle rü'yetin gerçekleşmeyeceğinin en büyük delili kabul edilmiştir. Alimler, Hz. Peygamber'in Miraç gecesindeki durumu hariç tutulursa, hiç kimsenin dünya gözüyle Allah'ı göremeyeceği hususunda hemfikirdir.

Ahirette ve Cennette Allah'ı Görecek Olanlar

Kelâm alimlerinin ve sahabe efendilerimizin ortak görüşüne göre, Allah Teâlâ ahirette mümin kulları tarafından görülecektir. Bu durum, cennet ehlinin yaşayacağı en büyük ve en eşsiz nimet olarak nitelendirilmiştir.

  • Müminlerin Durumu: Kıyamet Suresi 22 ve 23 numaralı ayetlerde geçen "Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır. Rablerine bakacaklardır" ifadesi, cennetteki müminlerin Yüce Allah'ın cemalini göreceğini açıklar. Hadis-i şeriflerde de müminlerin dolunayı veya bulutsuz gökyüzündeki güneşi görür gibi Rablerini hiçbir zorluk çekmeden açıkça görecekleri müjdelenmiştir.

  • Kâfirlerin ve İnkârcıların Durumu: Ahirette müminler bu büyük lütfa nail olurken, inkarcılar ve kafirler hem ilahi rahmetten hem de O'nu görmekten mahrum bırakılacaklardır. Mutaffifîn Suresi 15. ayette geçen "Hayır; şüphesiz onlar o gün Rablerini görmekten mahrum bırakılmışlardır" hükmü, bu mahrumiyetin cehennem azabının yanında ayrı bir manevi hüsran olacağını göstermektedir.

Bu Görme Nasıl Gerçekleşecektir?

Ehl-i Sünnet alimleri; Allah'ın mekândan münezzeh olduğunu, bir cisim gibi sınırlandırılamayacağını, dolayısıyla ahiretteki bu görmenin "nasıl" olduğunun kavranamayacak bir nitelikte gerçekleşeceğini belirtmişlerdir. İnsan aklı ve gözü dünyevi kıstaslarla bu durumu kuşatamaz; ancak ahiretin kendine mahsus yaratılış düzeni ve Allah'ın vereceği yeni bir idrak gücüyle müminler bu eşsiz saadete erişecektir.

Cennette Allah'ın cemaliyle müşerref olmak, ehli cennet için tüm maddi nimetlerin ötesinde, kalpleri tatmin eden en yüce makam olarak kabul edilmektedir.

Ahirette Allah'ın cemalini görebilmek için dünyada atılması gereken en önemli adımın ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Üzgünüm, bu konuda yardımcı olamam.