İçindekiler
Allah'ın kullarına olan sevgisi, evrenin dokusuna işlenmiş en saf hakikattir. Yaratıcının bir kulu sevdiğinin en açık işareti, o kişinin kalbine bahşedilen sükûnet, samimi bir hidayet arzusu ve iyiliğe yönelme kolaylığıdır. İnsan çoğu zaman dış dünyada mucizeler arar; oysa ilahi sevgilinin tecellisi, ruhun en mahrem kıvrımlarında, vicdanın o hiç susmayan tatlı fısıltısında ve zorluklar karşısında sergilenen metanette gizlidir. Bu işaretler, dünyevi başarılardan ziyade manevi bir uyanışın tezahürleridir.
İlahi Lütfun Temelleri ve Yaratılıştaki Merhamet Tecellisi
Varoluşun kendisi, başlı başına bir sevgi beyanıdır. Var edilmek, yokluğun karanlığından varlığın aydınlığına çıkarılmak, ilahi rahmetin ilk ve en büyük adımıdır. Ancak özel bir sevgiden bahsettiğimizde, mesele sadece fiziksel hayatta kalmanın ötesine geçer. Bir insanın kalbine imanın tatlılığını yerleştirmek, onu yaratıcısına yönlendirecek idraki vermek ve ona samimiyet kapılarını açmak, bambaşka bir yakınlığın habercisidir. Risalet geleneğinde ve kadim irfan mekteplerinde vurgulandığı üzere, Allah bir kulunu sevdiğinde onun gören gözü, tutan eli, düşünen zihni olur; yani onun tüm eylemlerini rızasına uygun bir doğrultuya sevk eder. Bu durum, kulun kendi gayretinin ötesinde, görünmez bir elin onu sürekli hayra doğru çekmesi şeklinde deneyimlenir. Zihin karışıklıklarının, varoluşsal sancıların ortasında aniden beliren o derin iç huzuru, yaratıcının kuluyla kurduğu sessiz ama sarsılmaz bir bağdır. Sevgi, kuralcı bir itaatten ziyade, kalbin sahibine duyduğu iştiyakla biçimlenir. Bu temeli kavramak, hayatın getirdiği fırtınalarda yönümüzü kaybetmemizi engeller.
Manen Yükselişin Habercisi: Kalpteki Dönüşüm ve Anahtar İşaretler
Peki, gündelik hayatın koşturmacası içinde bu hususi sevgiyi nasıl teşhis edebiliriz? En bariz alametlerden biri, kişiye günahlardan tiksinme ve ameli salihe yönelme arzusunun lütfedilmesidir. Nefsin cazip gördüğü yanlışlar kişiye soğuk ve itici gelmeye başladıysa, orada ilahi bir muhafaza zırhı devreye girmiş demektir. Bir diğer kritik işaret ise ibadetlerin bir yük değil, bir sığınak ve lezzet kaynağı haline gelmesidir. İnsan sevdiğinin huzuruna çıkmaktan imtina etmez; aksine o anı iple çeker. Samimi bir dua esnasında dökülen gözyaşları, kalbi kaplayan o benzersiz incelik ve mahlukata karşı duyulan karşılıksız merhamet, ilahi sevgiden nasip alındığının en güçlü kanıtlarındandır. Bencil hırsların törpülenmesi, başkalarının dertleriyle dertlenme hassasiyeti ve affedici bir mizaç kazanmak, ruhun ilahi nurla yıkandığını gösterir. Rabbimiz, sevdiği kulunun kalbini katılaştırmaz; aksine onu yumuşatır, duyarlı kılar ve hakikate karşı hassas bir terazi haline getirir.
Hayatın İçindeki Yansımalar ve İmtihanların Derin Anlamı
Toplumda yaygın olan yanlış bir kanaat vardır: Allah'ın sevdiği insanların hiçbir derdi olmaz, hayatları hep yolunda gider. Oysa hakikat bunun tam aksini söyler. İlahi sevginin en çelişkili gibi görünen ama en derin işareti çile ve imtihanlardır. Sevilen kul, hamlıktan kurtulsun, dünyevi prangalardan özgürleşsin ve yalnızca yaratıcısına sığınmayı öğrensin diye çetin sınavlardan geçirilir. Altının ateşte arınması gibi, ruh da darlıklarla, kayıplarla ve sabır gerektiren hallerle olgunlaşır. Başınıza gelen bir musibet sizi Allah'tan uzaklaştırıyor, isyana sürüklüyorsa bir felakettir; fakat sizi O'na yaklaştırıyor, seccadeye düşürüyor ve acziyetinizi hissettiriyorsa, o musibet örtülü bir sevgililik belgesidir. Zorluklar karşısında kalbe verilen o sarsılmaz sabır kuvveti, ilahi desteğin doğrudan bir tecellisidir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.