"Allah'ı Kim Yarattı?" Sorusunun Felsefi ve Teolojik Analizi: Birinci Bölüm
İnsan zihni, doğası gereği her şeyin bir sebebi olduğunu varsayar.
Bu soru ilk bakışta mantıklı bir zincirleme reaksiyonun parçası gibi görünse de, hem kelami (teolojik) açıdan hem de mantık felsefesi bakımından kökünden hatalı bir kabule dayanır. Sorunun çözümü, yaratıcılık kavramının doğasını ve varlık felsefesini doğru anlamaktan geçer.
Yaratıcı ve Yaratılan Ayrımı
Bir şeyin "yaratılmış" (mahluk) olması, onun sonradan var edildiği, var olmak için başka bir güce muhtaç olduğu ve bir başlangıç noktasına sahip bulunduğu anlamına gelir.
Ancak Yaratıcı (Hâlık) kavramı, tanımı gereği bu kategorinin tamamen dışındadır:
Eğer Yaratıcı da sonradan yaratılmış olsaydı, o zaman o da bir yaratılan (mahluk) olurdu ve kendi başına bir "Yaratıcı" sıfatını taşıyamazdı.
Bir varlığın her şeyin ilk sebebi olabilmesi için, kendisinin de başka bir sebebe dayanmıyor olması şarttır.
Sonsuz Zincir (Teselsül) Açmazı
Eğer "Allah'ı kim yarattı?" sorusuna karşılık "Onu başka bir güç yarattı" denirse, bu defa o ikinci gücü kimin yarattığı sorulmalı ve bu zincir mantıksal olarak sonsuza kadar gitmelidir.
Örnekleme: Ard arda dizilmiş bir vagon trenini düşünün. Her vagonu önündeki çeker. Ancak bu çekme işinin sonsuza kadar gitmesi imkansızdır; trenin hareket edebilmesi için arkasındakileri çeken ama kendisi çekilmeyen en baştaki lokomotife yani ilk harekete geçiriciye mutlak surette ihtiyaç vardır.
İşte bu ilk hareket ettirici veya ilk sebep, varlığı kendinden olan, başlangıcı ve sonu bulunmayan Ezelî ve Ebedî varlıktır.
Hangi konuyu veya alt başlığı derinleştirmemi istersiniz?
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.