İslam inancında ve kelâm ilminde, Yaratıcı'nın sıfatlarını anlamak en temel konulardan biridir. İnsan zihni, algıladığı evreni ve varlıkları kendi fiziksel özellikleriyle kıyaslama eğilimindedir. Bu durum, zaman zaman "Allah'ın kulağı var mı?" veya "Allah nasıl işitiyor?" gibi soruların sorulmasına yol açar. İslami teolojide bu tür soruların yanıtı, Kur'an-ı Kerim'in temel prensipleri ve Ehl-i Sünnet inanç esasları çerçevesinde net bir şekilde çizilmiştir.

Tenzih İlkesi ve Benzeştirmenin Reddi

İslam inancının temel yapı taşlarından biri tenzih ilkesidir. Tenzih; Yüce Allah'ı noksan sıfatlardan uzak tutmak, mahlûkata (yaratılmışlara) hiçbir şekilde benzetmemektir. Şûrâ Suresi 11. ayette açıkça buyrulur:

"O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir."

Bu ayetten hareketle İslam âlimleri, Allah'ın kulak, göz, el veya ayak gibi maddi organlara sahip olduğunu düşünmenin kesinlikle batıl ve yanlış olduğunu belirtmişlerdir. İnsan kulak, kulak zarı, kemikçikler ve sinir sisteminden oluşan biyolojik bir duyma aparatına muhtaçtır. Oysa Allah Teâlâ maddeden, cisimden ve her türlü mekân veya organ kaydından münezzehtir. Dolayısıyla, "Allah'ın bizimki gibi ya da kendine has bir kulağı vardır" demek İslam'ın tevhid inancına tamamen aykırıdır.

Semî (İşitmek) Sıfatı Nedir?

Allah'ın kulak gibi fiziksel bir organı olmamakla birlikte, O'nun işitme sıfatı vardır. Bu sıfat, İslam kelâmında sübûti sıfatlar arasında yer alan Semî sıfatıdır.

  • Vasıtasız ve Cihetsiz İşitme: Allah, sesleri duymak için kulak veya benzeri bir araca ihtiyaç duymaz. O, her şeyi vasıtasız ve cihetsiz olarak işitir.

  • Kapsayıcılık: Evrendeki milyarlarca canlı, insan ve varlık aynı anda konuşsa, dua etse veya ses çıkarsa, Allah hepsini birden kusursuzca duyar. Bir ses, diğerini duymasına asla engel olamaz.

  • Gizli ve Açık Eşittir: Kalpten geçirilen fısıltılar, niyetler, karanlıkta yürüyen karıncanın ayak sesleri bile O'nun işitme kapsamındadır.

İslam inancında Allah'ın işitmesi ve görmesi

Bu video, Yüce Allah'ın semî ve basir sıfatlarının mahiyetini ve insan idrakinin sınırlarını anlamak için ek bir manevi bakış açısı sunmaktadır.

Allah'ın İşitmesi ve Semî Sıfatı

İslam inancına göre Yüce Allah hakkında "kulak" veya benzeri fiziki organların varlığından söz etmek kesinlikle caiz değildir. Çünkü kulak, et ve kemikten oluşan, sınırlı bir mahlûkat özelliğidir. Kur'an-ı Kerim'de bildirildiği üzere, "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur; O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir".

İlahi İşitmenin Sınırları

  • Organ İhtiyacı Yoktur: Allah, sesleri duyabilmek için kulak, zarlar veya sinir sistemleri gibi hiçbir araca ihtiyaç duymaz.

  • Küllî ve Mutlak İlim: O'nun işitmesi, ilmiyle doğrudan ilişkilidir. Gizli veya açık, sesli veya fısıltı halindeki her şeyi aynı anda bilir ve işitir.

  • Seslerin Karışmaması: Milyonlarca canlı aynı anda dua etse veya konuşsa bile, Yüce Allah'ın işitmesi asla karışmaz; her birinin sesini ayrı ayrı ve kusursuz şekilde duyar.

Es-Semî İsminin Hayattaki Yeri

İslam âlimleri, Allah'ın Es-Semî (her şeyi en güzel şekilde işiten) sıfatının idrak edilmesinin kul üzerindeki manevi etkisine dikkat çekerler. Kul, Rabbisinin her sözünü duyduğunu, kalbinden geçen duaları dahi işittiğini bildiği için hayatına çeki düzen verir. Yalnız olmadığını, her an ilahi bir denetim ve merhamet altında bulunduğunu hisseder.

Sonuç olarak; Allah'ın kulağı yoktur ancak işitmesi mutlak ve sınırsızdır. O, mahlûkatın hiçbir özelliğine benzemez, yaratılmışların sıfatlarından münezzehtir ve her şeyi kusursuz bir şekilde işitendir.

Bu konunun seni en çok düşündüren ya da merak ettiğin başka hangi yönü var?