Kabirde Sorgu Hangi Dilde Olacak? (Bölüm 1: Berzah Âleminin Dili ve İnsan Algısı)
İnsan hayatının dünyadaki bu fani perdesi kapandıktan sonra başlayan berzah âlemi (kabir hayatı), madde âleminden tamamen farklı, manevi ve ezeli kanunların gecerli oldugu yepyeni bir boyuttur. Ölümle birlikte beden toprak altında çürümeye yüz tutarken, insanın özünü oluşturan ruh baska bir aleme intikal eder. Bu durum, beraberinde akılları kurcalayan bazı ilmi ve kelami soruları getirir.
Ruhun Dili ve İletişim Boyutu
İslam kelâm alimlerinin ve müfessirlerin bu konudaki değerlendirmeleri incelendiğinde, meselenin sadece şeklî bir lisan ezberinden ibaret olmadığı görülür. Her şeyden önce bilinmelidir ki ruhun maddesel bir dili yoktur.
Maddi Organların Yokluğu: Kabirde konuşma, dünyadaki gibi sesli harfler veya fonetik kurallarla yürümez.
Ruhlar âleminde iletişim; niyetlerin, düşüncelerin ve manaların vasıtasız olarak doğrudan karşı tarafa geçmesi şeklinde gerçekleşir. İlahi Kudret ve Algı: Allah'ın (cc) kudreti karşısında lisanlar birer araçtan ibarettir.
Nasıl ki rüyalarımızda hiç bilmediğimiz yabancı dilleri konuşan veya hiç konuşmadan anlaştığımız varlıklarla iletişim kurabiliyorsak, berzah âleminde de kişinin hangi millete mensup olduğundan bağımsız olarak soruları tam manasıyla idrak edeceği ve meramını en net şekilde ileteceği konunun ehli alimlerce ifade edilmiştir.
Kaynaklar Işığında Sorgu Mekanizması
İslam geleneginde kabir suallerinin "Men Rabbüke? (Rabbin kim?)" şeklinde başlayacağı hadis-i şeriflerle sabit bir şekilde bildirilmiştir.
Dünyada Türkçeyi veya başka bir dili konuşmuş olmak, kabirdeki sorgunun özünü kaçırmaya neden olmaz.
Kabir Aleminde İletişim ve Özün Dili
Ruhun Algı Kapasitesi ve Berzah Boyutu
Dünya hayatında lisanlar, insanlar arasındaki anlaşmayı sağlayan fiziki araçlardır. Ancak berzah alemi (kabir), maddi dünya kurallarının tamamen dışarısında işleyen manevi bir boyuttur.
İslam alimlerinin ve kelam kelamcılarının bu konudaki ortak yaklaşımı şu noktada birleşir: Ruhun bedenden ayrıldığı bu yeni boyutta, lisanlara ve gramer kurallarına ihtiyaç duyulmaz. Nasıl ki rüyalarımızda farklı dilleri konuşan veya hiç konuşmadan anlaştığımız varlıklarla iletişim kurabiliyorsak, kabirde de idrak doğrudan kalbe ve ruha indirgenir.
Dil Engelinin Olmayışı
Doğrudan İdrak: Kabirde sorulan "Rabbin kim?", "Peygamberin kim?", "Dinin nedir?" gibi temel sorular, dünyadaki hangi ırktan veya dilden gelirse gelsin her insan tarafından anında anlaşılır.
Amellerin Dili: Sorgunun asıl temelini konuşulan kelimeler değil, dünyanın, kişinin kalbinde ve bilincinde bıraktığı inanç izleri oluşturur.
Dünyada iman ve salih amellerle yaşanmış bir hayat, o alemde en net cevaptır. İlahi Kudret: Allah’ın (c.c.) rahmeti ve kudreti sonsuzdur; insanın yabancısı olduğu bir lisanla çaresiz bırakılması söz konusu olamaz.
Ruh, o alemin gerçeğini ve kendisine yöneltilen hitabı en mükemmel şekilde kavrar.
Sonuç olarak; kabirdeki sorgulamanın hangi dilde olacağından ziyade, o sorulara vicdanın ve imanın ne cevap vereceği önem taşır.
Berzah alemi, lafızların değil niyetlerin ve kalpteki hakikatin konuşulduğu bir tecelli meydanıdır.
Bu konunun kalbinizde en çok hangi yönüyle ilgili merak uyandırdığını düşünüyorsunuz?
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.