Zamanın Durduğu Yer: Kemaliye Gerçekten Bir "Sakin Şehir" mi?
Giriş: Modern Dünyanın Kaosundan Uzakta Bir Vaha
Günümüz modern insanının en büyük lüksü, belki de gürültüden, egzoz dumanlarından, zamana karşı sürekli yarışma psikolojisinden ve beton yığınlarından uzaklaşabilmektir. Şehir hayatının getirdiği o yorucu ve tekdüze tempo, bireyleri ruhlarını dinlendirebilecekleri, doğayla ve tarihle baş başa kalabilecekleri huzurlu limanlar aramaya iter. İşte tam da bu arayışın merkezinde, Doğu Anadolu’nun sert coğrafyasını adeta bir inci gibi süsleyen, adını duyduğu an insanı huzurlu bir yolculuğa çıkaran benzersiz bir coğrafya yer alır: Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, eski adıyla Eğin.
Peki, tarihi İpek Yolu’nun izlerini taşıyan, Fırat’ın sularının şekillendirdiği bu sarp ve büyüleyici ilçe, gerçekten de adının hakkını veren bir "sakin şehir" mi?
Cittaslow Felsefesi ve Kemaliye’nin Konumu
"Sakin şehir" kavramı, küreselleşmenin getirdiği tekipleşmeye, şehirlerin kimliksizleşmesine ve yerel değerlerin kaybolmasına karşı 1999 yılında İtalya’da başlatılan Cittaslow hareketine dayanır.
Erzincan’ın tarihi, kültürel ve mimari değerleriyle öne çıkan Kemaliye ilçesi, uzun süren hazırlık ve titiz çalışmaların ardından Cittaslow International Başkanlık Konseyi kararıyla Türkiye’nin sakin şehirler ağına dahil edilmiştir.
Tarihin ve Doğanın Kucağında Bir Yaşam
Kemaliye’nin sakin şehir unvanını almasındaki en büyük etken, bozulmamış dokusudur. Milattan önce 3 binli yıllara dayanan köklü geçmişiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu özel ilçe, aynı zamanda UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi'nde de yer almaktadır.
İlçeye adım attığınız ilk anda sizi karşılayan ahşap pencereli, taş duvarlı geleneksel Eğin evleri, modern dünyanın mimari kirliliğine karşı adeta bir kalkan gibidir. Sokaklarında yürürken duyduğunuz tek ses, yaprakların hışırtısı veya nehrin sakin mırıltısıdır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.