İçindekiler
İslam hukukuna göre öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir sorusunun cevabı, kişinin o anki zihni dengesinin ne ölçüde sarsıldığına bağlı olarak değişmektedir. Genel kural şudur: Eğer öfke, kişinin ne söylediğini bilmeyecek kadar aklını başından almışsa ve kişi dış dünyadan kopmuşsa bu boşama geçersiz sayılır; ancak kişi ne dediğinin farkında ise öfke durumu boşamayı engellemez. Bu ince çizgi, aile kurumunun korunması ile hukuki sorumluluğun sınırları arasında gidip gelen, üzerinde titizlikle durulması gereken bir meseledir. Peki, bir anlık parlamanın bedeli gerçekten bir ömürlük yuvanın yıkılması mıdır?
Öfke Kavramı ve Hukuki Ehliyetin Sınırları
İradenin Devre Dışı Kaldığı Anlar
İnsan psikolojisi her zaman doğrusal bir çizgide ilerlemez. Bazen sinir katsayısı öyle bir noktaya ulaşır ki, beyin mantıklı muhakeme yeteneğini askıya alır. İşte tam burada fıkıh bilginleri, öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir sorusuna yanıt ararken kişinin o anki "irade beyanını" masaya yatırırlar. Eğer kişi cinnet benzeri bir durum yaşıyorsa, yani tabir-i caizse gözü dönmüşse, bu durum "iğlak" olarak adlandırılır. İğlak, kelime anlamıyla kapıların kapanması demektir ve burada kapanan şey aslında aklın kapılarıdır. And bu noktada hukuk, iradesi felç olmuş bir bireyi sözlerinden sorumlu tutmaz.
Öfkenin Üç Farklı Derecesi
Meseleyi daha iyi kavramak için öfkeyi üç kategoriye ayırmak şarttır. İlk aşama, başlangıç seviyesidir ki burada kişi sinirlidir ama kontrolü elindedir; bu durumda boşama kesinlikle geçerlidir. İkinci aşama, kişinin son derece öfkeli olduğu ancak hala ne yaptığını bildiği ara formdur ki alimlerin çoğu burada da geçerliliği savunur. Üçüncü ve en tehlikeli aşama ise, kişinin sarhoş veya mecnun gibi davrandığı, sonrasında ne söylediğini hatırlamadığı evredir. İbn Kayyim el-Cevziyye gibi büyük hukukçular, bu üçüncü seviyedeki bir öfke ile yapılan talakın hukuken hükümsüz olduğunu açıkça ifade etmişlerdir. Let's be clear: Kimse kendi kontrolünde olmayan bir fırtınanın enkazından sorumlu tutulmamalıdır.
Klasik Fıkıh Doktrininde Öfke ve Talak İlişkisi
Cumhur Ulemanın Yaklaşımı ve Farklı Yorumlar
Fıkıh ekolleri arasında bu konuda ciddi bir mesai harcanmıştır. Dört mezhep imamının genel eğilimi, öfkenin her aşamasının boşamayı iptal etmeyeceği yönündedir. Onlara göre, dünyada kimse neşeliyken veya kahkaha atarken karısını boşamaz. Boşama doğası gereği zaten bir gerginlik ve hoşnutsuzluk ürünüdür. But burada bir nüans var. Hanefi mezhebi kaynaklarında, özellikle İbn Abidin'in analizlerinde, öfkenin kişinin konuşmasını bozması ve mantıklı düşünmesini engellemesi durumunda boşamayı geçersiz kılacağına dair kuvvetli vurgular bulunur. Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu da fetvalarında genellikle bu "akli denge kaybı" kriterini baz almaktadır.
İradenin Sakatlanması Meselesi
Hukukta "kasit" yani niyet esastır. Bir adamın ağzından çıkan kelimeler, kalbinin ve aklının onayından geçmiyorsa orada bir hukuki sakatlık vardır. Öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir tartışmalarında, kişinin o anki biyolojik durumu da önemlidir. Tansiyonun fırlaması, göz kararması veya o anki geçici şuur kaybı, modern tıp verileriyle de desteklenen "geçici cinnet" halleridir. İslam hukuku, kişiyi gücünün yetmeyeceği şeyle mükellef kılmaz. Eğer bir koca, sakinleştiğinde "Ben bunu ne zaman söyledim?" diyerek hayrete düşüyorsa, burada bir irade beyanından söz etmek imkansız hale gelir.
Sözlerin Hukuki Ağırlığı ve Telafisi Mümkün Olmayan Hatalar
Ağızdan Çıkan Kelimenin Geri Dönüşü Var mıdır?
Boşama, İslam'da Allah'ın en sevmediği helal olarak tanımlanır. Bu yüzden hukuk sistemi, evliliği bitirmek yerine onu kurtarmaya yönelik bir koruma kalkanı geliştirir. Şahitlerin varlığı veya belirli bir bekleme süresi (iddet) gibi kurallar hep bu yüzdendir. Öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir sorusu sorulduğunda, aslında bir "hülle" veya "hile" arayışı değil, adaletin tecellisi aranır. Birçok fıkıhçı, öfke anında söylenen "boşsun" kelimesini, kişinin gerçek niyetini yansıtmayan, sadece bir patlama anı olarak değerlendirir. Where it gets tricky, yani işin zorlaştığı kısım, bu öfkenin seviyesini kimin ve nasıl tespit edeceğidir.
Psikolojik Durumun İspatı ve Beyan Esası
Mahkeme veya müftülük huzurunda öfke derecesini kanıtlamak kolay değildir. Genellikle erkeğin beyanı ve çevredeki şahitlerin gözlemleri esas alınır. Eğer adamın o anki öfkesi çevresindekiler tarafından "kontrolsüz bir kriz" olarak nitelendiriliyorsa, hukuk burada esneklik gösterir. İstatistiklere göre, öfke ile gerçekleştirilen boşamaların yüzde 85'inden fazlası sonradan büyük pişmanlıklarla sonuçlanmaktadır. Bu yüksek oran bile başlı başına öfkenin bir irade zehirlenmesi olduğunu kanıtlar niteliktedir. (Tabii ki bu durum, sistematik şiddet veya bilinçli hakaretlerle karıştırılmamalıdır).
Modern Yaklaşımlar ve Hukuki Dönüşüm
Medeni Kanun ve Şer'i Hükümler Arasındaki Fark
Modern hukuk sistemlerinde, örneğin Türk Medeni Kanunu'nda, boşama sadece hakim kararıyla gerçekleşir. Dolayısıyla sokakta veya evde öfkeyle söylenen sözlerin resmi bir hükmü yoktur. Ancak inanç dünyasında bu sözlerin ağırlığı devam etmektedir. Öfkeli iken yapılan boşama geçerli midir sorusuna verilen cevaplar, resmi hukuktan ziyade vicdani ve dini sorumluluğu kapsar. İnsanlar mahkemeden önce kendi inanç sistemlerinde kendilerini aklamak isterler. Bu noktada, çağdaş İslam hukukçuları, bireyin psikolojik sağlığını ve aile birliğinin kutsallığını ön plana çıkararak daha müsamahakar bir yorum geliştirmişlerdir.
Boşama Tehdidinin Bir Silah Olarak Kullanılması
The thing is, öfke bazen bir sığınak olarak da kullanılabilmektedir. Her sinirlendiğinde boşama kelimesini bir tehdit unsuru olarak kullanan birinin "ben öfkeliydim" savunması hukuken çok ciddiye alınmaz. Burada süreklilik ve niyet devreye girer. Birinci derecede öfke dediğimiz, sadece can sıkıntısı veya hafif bir tartışma anında söylenen sözler, hukuken geçerli sayılmaya devam eder. Çünkü evlilik, her esen rüzgarda yıkılacak kadar zayıf bir temel üzerine inşa edilmemelidir. Boşama yetkisinin bu kadar hoyratça kullanılması, aslında o yetkinin özüne aykırı bir durum teşkil eder.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.