İslam hukukunda ve kültüründe mastürbasyon (istimna) konusu, tarih boyunca farklı fıkıh alimleri tarafından detaylıca ele alınmış tartışmalı bir meseledir. Terim olarak, cinsel bir birliktelik yaşamadan kişinin kendi kendini cinsel doyuma (orgazma) ulaştırmasını ifade eden bu eylem hakkında İslam'ın temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'de doğrudan, apaçık bir hüküm bulunmamaktadır.

İslamî metinler ve hadis kaynakları incelendiğinde, bu konudan özel olarak bahseden ve eylemi kesin bir dille yasaklayan az sayıdaki hadisin fıkıh alimleri ve hadis kriterleri açısından zayıf olarak sınıflandırıldığı görülmektedir. Bu durum, İslam hukukçularının (fakihlerin) konu hakkında tek bir ortak karara varmasını zorlaştırmıştır.

Mezheplerin bu konudaki yaklaşımları çeşitlilik gösterir:

  • Hanefi ve Maliki alimlerinin büyük çoğunluğu, geçerli bir mazeret olmaksızın bu eylemin yapılmasını genel olarak haram veya tahrimen mekruh (harama yakın) kabul etmiştir. Ancak Hanefi fıkhında, kişinin zinaya düşme tehlikesi gibi zorunlu hallerde günaha girmekten kaçınmak adına bu yola başvurması bir tür ruhsat olarak değerlendirilmiştir.
  • Şafiî mezhebi, Müminûn Suresi'ndeki iffeti korumaya yönelik ayetleri delil göstererek eylemin haram olduğunu savunur.
  • Hanbelî mezhebinde ise daha esnek bir yaklaşım mevcuttur; vücuttaki fazla salgının dışarı atılması ihtiyacı gibi durumlarda eylemin caiz olabileceği yönünde görüşler bildirilmiştir.
Özetle, İslam'da mastürbasyon konusu kesin bir ayet veya güçlü bir hadisle tamamen yasaklanmamış olsa da, alimlerin çoğunluğu kişinin kendi iffetini ve sağlığını koruması, aşırılıktan kaçınması gerektiği konusunda birleşmektedir. Bireylerin bu konudaki kararları genellikle kendi vicdani değerlendirmelerine ve bağlı bulundukları mezhebin fıkhi yorumlarına dayanmaktadır.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular