Alevilikte İsrar: Gözle Göremeyeceğimiz Bir Yol

İsrar, Alevilik anlayışında sıkça dile getirilen ama derinliğiyle tam olarak kavranmayan bir kavramdır. Yüzeyde bakıldığında, sadece maddi fedakârlık ya da yardım etmek gibi görünse de aslında çok daha derin bir anlam taşır. Gerçek israr, yalnızca malını paylaşmakla kalmaz; içindeki niyeti, kalbin duruşunu değiştirir.

İslâm Ansiklopedisi’ne göre, israr; Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan harcamadır. Ama Alev geleneğinde bunun bir de içsel boyutu vardır. Bir kimse, başka birinin acısını kendiyle eş tutuyorsa, onun yarısını kendi yarası biliyorsa, o kişi israrı yaşamış demektir. Yani başkasının acısına kayıtsız kalamamak, onun yerine koyulmak — bu, israrın ruhunu taşır.

Bu yüzden Alev topluluklarında "israr" sadece bir davranış değil, bir hâldir. İnsan, başkası açken tok yemeyi, başkası üşüyorken sıcak giyinmeyi, başkası göçüp yerinden edilirken huzur içinde oturmayı vicdanı el vermez. İşte bu rahatsızlık, bu iç sürtünme, israrın başlangıcıdır.

Öte yandan israr, sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluğu da içerir. Kimse kimseyi yalnız bırakmaz. Herkes, bir diğerinin gölgesi olur. Bu yüzden cemlerde yemek paylaşılmaz, birlikte yenir. Çünkü israr, paylaşmak değil, birlik olmak demektir.

Kısacası Alevilikteki israr, maddi vermekten öte, bir başkasının yüreğine dokunmaktır. Gösterişten uzak, sessiz ve derin bir sevgi biçimidir. Ve en çok suskunlukta, gizlilikte kendini gösterir.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular