Allah'a Meydan Okuyan Şeddad: Kibirin Yüzyıllarca Gölgesi

Şeddad, Kur'an-ı Kerim'de doğrudan ismi geçmese de tefsirlerde ve kıssalarda sıkça anılan, tarihin en kibirli hükümdarlarından biridir. Hz. Süleyman'ın ölümünden sonra ortaya çıkan bu güçlü lider, Ad kavminin başını çekmiş ve kudretiyle birlikte gururu da tavan yapmıştır.

Şeddad, Allah'ın emirlerini reddeden, O'nun egemenliğini inkâr eden azizlerden biri olarak kabul edilir. En büyük günahı; "Ben Tanrı'yım" demek yerine, "Ben Allah'la eşit değil miyim?" diye sorması değil, tam olarak O'nun yerine geçmeye kalkmasıdır. Onun en bilinen yaptırım, Allah'ın cennetini taklit etmek için inşa ettirdiği İrem Bağları olarak anılır. Bu muazzam yapı, 700 yılda tamamlanmış ve insan eliyle yapılmış en görkemli şehirlerden biri olarak anlatılır. Ancak tüm bu görkem, sadece bir gurur yığınıydı.

Kur'an, İrem'in nasıl yok edildiğini açıkça belirtmez ama tefsirlerde, bu şehrin fırtına, deprem ya da Allah'ın gazabıyla bir anda yerle bir olduğu rivayet edilir. Şeddad'ın karanlığı, sadece kendi halkını değil, tarihin pek çok zalimini de etkilemiştir. Çünkü onun hikayesi, insanın kibirle nasıl ilah olmaya çalıştığının en açık örneğidir.

Şeddad'ın hikayesi sadece eski bir kıssa değil, tüm cihanı kaplayan bir ibrettir. Zaman geçse de, kibir ve isyanın sesi hâlâ bazı kalplerde yankılanıyor. Kur'an, bu tür hikayelerle, insanı aldatan dünya şehratinin ötesinde bir bakış sunar: Allah'a meydan okumak, her zaman felakete giden yoldur.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular