Çalışanın Hakkı Karşılıksız Kalır mı?
Günlük hayatın koşuşturmacasında çoğumuz şu sorunun cevabını merak ederiz: Gerçekten emek veren, alın teri döken herkes hakkını alır mı? İnancımıza göre bu sorunun cevabı oldukça nettir. Cenab-ı Hakk, bu dünyada sebeplere sarılmayı, yani gayret etmeyi ve çalışmayı kullarına bir esas olarak koymuştur.
İslam inancına göre İlahi adalet, dünya nimetleri söz konusu olduğunda ayrım gözetmez. Allahü teâlâ, Rezzâk sıfatıyla yeryüzündeki tüm rızıkları çalışana ve emek verene vadetmiştir. Bu ilke sadece inananlar için değil, Müslüman olsun ya da olmasın, koyduğu kanunlara uygun şekilde gece gündüz demeden gayret gösteren herkes için geçerlidir. Yani bir insan hangi işte olursa olsun, sistemli ve doğru bir şekilde ter dökerse, bu dünyadaki çabasının karşılığını mutlaka görür.
Tabii ki sadece dünya hayatı için değil, ahiret nimetlerine kavuşmak için de amel etmek, Yani sebeplere yapışmak gerekir. Yan gelip yatarak ya da sadece temenni ederek başarıya veya rızka ulaşmak mümkün değildir. Asıl olan, "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır" ölçüsünce dürüstçe çabalamaktır. Unutmamak gerekir ki, gayret kuldan, takdir ve bereket ise Allah’tandır. Samimiyetle verilen hiçbir emek, İlahi huzurda kaybolup gitmez.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.