Allah'ın En Çok Nezaket Gösterdiği: Alçakgönüllülük

Kibir, insanı kötülüğe sürükleyen en saklı ve tehlikeli tutkudur. Kur'an-ı Kerim'de Allah, kibirlilerden nefret ettiğini açıkça bildirir. Hz. Lokman oğluna öğütler verirken, "Yeryüzünde kibirlenerek dolaşma, çünkü sen ne yerin içine girersin ne de dağları uzunluğuna artırırsın." buyurur. Bu ayet, kibirli olmanın hem imkânsız hem de hoşnutsuzluk getiren bir tutum olduğunu hatırlatır.

Gerçek inanç, kişinin kibirinden kurtulmasıyla başlar. Alçakgönüllülük, başkalarını küçük görmek yerine, her insanda bir değer görmeyi, Allah’ın emirlerine boyun eğmeyi, gururunu bir kenara bırakmayı gerektirir. Bir kimse ne kadar bilgili, zengin ya da güçlü olursa olsun, içinden kibir çıkarmadıkça O'nun katında değer kazanamaz.

Kibirlilik, sadece başkalarına üstünlük taslamakla kalmaz; dua ederken, ibadet yaparken, hatta bir kimseye yardım ederken "ben daha iyi" der gibi bir iç tutumla da ortaya çıkar. İşte bu yüzden alçakgönüllülük, sadece davranış değil, kalbin temizliğidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Allah, kibirli ve kalbi katı kalpleri sevmez” buyurarak bu gerçeği pekiştirir.

İnsan, kibirliyken sadece başkalarına değil, aslında kendi ruhuna zarar verir. Çünkü kibir, kişinin kusursuzluğuna inanmasını, günahını kabul etmemesini, tövbe kapısından uzak durmasını sağlar. Oysa Allah’ın sevdiği insanlar, hatasını itiraf eden, göz hâline gelen, rızkını şükürle kabul eden, başkalarını yüceltenlerdir.

Alçakgönüllülük, hakikati gizlemek değil; aksine, gerçek değeri gösterebilmek için gerekli bir tutumdur.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular