Zihindeki İstenmeyen Misafirler: Rahatsız Edici Düşüncelerle Barışmak

Gün içinde zihnimize aniden üşüşen, bizi huzursuz eden veya korkutan düşüncelerle karşılaşmak son derece doğaldır. Çoğu zaman ilk refleksimiz, bu olumsuz fikirleri hemen bastırmaya çalışmak veya mantıklı argümanlarla onları çürütmeye uğraşmaktır. Ancak psikoloji bilimi, zihinsel süreçlerde direnç göstermenin çoğu zaman ters teptiğini ve o düşünceyi daha da büyüterek kalıcı hale getirdiğini gösteriyor.

Prof. Dr. Özgür Öner’in de vurguladığı gibi, bu kısır döngüden kurtulmanın en etkili yolu kabul etmek ve izin vermektir. Rahatsız edici bir düşünce kapınızı çaldığında, onunla savaşmak ya da dikkatinizi yapay bir şekilde başka bir yöne dağıtmaya çalışmak yerine, zihninizde var olmasına alan açmalısınız. Ona bulaşmadan, haklılığını veya haksızlığını tartışmadan, sadece orada öylece durmasına müsaade etmek en sağlıklı adımdır.

Unutulmamalıdır ki, düşüncelerin kendi başlarına bir gücü yoktur; onlara gücü veren, bizim onlara yüklediğimiz anlamlar ve verdiğimiz aşırı tepkilerdir. Zihinden geçen her senaryo bir gerçeklik veya bir eylem planı değildir. Tıpkı gökyüzünden gelip geçen bulutlar gibi, düşünceler de gelir, zihninizde bir süre kalır ve müdahale edilmediğinde kendiliğinden dağılıp gider. Düşüncelerinizi kendi haline bıraktığınızda, zamanla zihninizin sakinleştiğini ve bu davetsiz misafirlerin etkisini kaybettiğini göreceksiniz.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular