Fiilimsiye Gelen Sözcük Sıfat mı, Zarf mı?
Bazı sorular dil bilgisi konularında kafa karıştırmaya elverişli olabilir. Örneğin, "fiilimsiye gelen bir sözcük sıfat mıdır, zarf mıdır?" gibi bir soru, özellikle dilin işleyişine yeni aşina olanlar için belirsizlik yaratabilir. Cevap, fiilimsinin türüne bağlı olarak değişir.
Fiilimsiler üç grupta incelenir: ortaç, ulaç ve isim fiil (ya da fiilimsi isimler). Zarf, fiilleri niteleyen sözcüklerdir. Bu kural, fiilimsilerden ortaç ve ulaç için de geçerlidir. Çünkü bu iki tür, hâlâ fiilimsi olarak işlev görür. Örneğin; "hızlı koşan çocuk" ifadesinde "hızlı", "koşan" fiilimsisini nitelediği için zarf sayılır.
Öte yandan, isim fiiller (geliş, oku, sevme gibi) fiil kökenli olsalar da, cümlenin içinde isim görevi görür. Bu yüzden onları niteleyen sözcükler, ad gibi davrandıklarından sıfat olur. Örnek verelim: "Yavaş okuma bir alışkanlıktır." Burada "yavaş", "okuma" isim fiilini nitelemektedir ve bu yüzden sıfat işlevi taşır.
Özetle, fiilimsiye gelen sözcüğün zarf mı yoksa sıfat mı olduğunu belirlemek, fiilimsinin türüne bağlıdır. Ortaç ya da ulaçsa gelen sözcük zarf, isim fiilse gelen sözcük sıfat olur. Bu ayrımı yapmak, dilimizi daha doğru kullanmamızı sağlar.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.