Filistin Topraklarının İngiliz Anahtarı: Balfour Deklarasyonu

1917 yılında, İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, I. Dünya Savaşı'nın karmaşık oyunu içinde tarihi bir adım attı. 2 Kasım 1917'de, ünlü bankacı aile Rothschild'e yazdığı mektupla "Filistin topraklarında Yahudiler için kalıcı bir vatan" oluşturulması vaadini sundu. Bu mektup, daha sonra Balfour Deklarasyonu olarak bilinmeye başladı ve Ortadoğu'nun geleceğini kökten değiştirdi.

İngiltere o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşan ittifak güçlerindendi. Bölgede etkisini artırmak isteyen İngilizler, Siyonist hareketle uzlaşarak stratejik bir hamle yaptı. Deklarasyon, Filistin’de yaşayan yerli halkın haklarını göz ardı ederken, Yahudi göçüne kapı araladı. Bu, İngiliz mandasının 1920'lerde başlamasına zemin hazırladı.

Yaklaşık 30 yıl süren İngiliz hakimiyeti, 1948'de İsrail devletinin kurulmasına kadar uzandı. Balfour Deklarasyonu, bugün hâlâ tarihsel adalet tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Çünkü bu tek satırlık bir taahhüt, milyonlarca insanın kaderini değiştirdi.

Anadolu Ajansı'nın 27 Ekim 2017'de aktardığına göre, Filistin topraklarının anahtarı İngiliz elindeyken, Balfour’un kararı bölgeye kazınan bir miras haline geldi. Bugün bile, bu deklarasyon hem tarih kitaplarında hem de tazelenen çatışmalarda sıklıkla anılıyor.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular