Gıpta mı, Haset mi? Aradaki Fark Nedir?
Çoğu zaman "gıpta etmek" ifadesi olumsuz bir anlamda kullanılıyor. Ancak dini açıdan bu kavramı iyi anlamak çok önemli. Gıpta, birinin sahip olduğu nimetleri, güzel ahlakını ya da başarılarını görüp, onlara sahip olmak istemek demektir. Bu istek, kişinin kendisinde de aynı iyi özelliklerin olmasını diliyorsa, günah değildir. Aksine, bu tür bir gıpta, kişinin daha iyi olma arzusunu gösterir.
Örneğin birinin sabrını, güzel konuşmasını ya da ibadet gayretini görün ve "Keşke ben de böyle olsam" diyorsanız, bu haset değil, imrendiğinizin bir ifadesidir. Hatta bu, kişinin kendini geliştirmeye yönelmesini sağlayabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, o kişiye zarar gelmesini istemek veya nimetlerinin elinden alınmasını dilememektir. Çünkü o zaman haset başlamış olur.
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kimin bir nimeti varsa, ona gıpta etmeyin; ama onun ibadetini, sabrını, iyiliğini taklit edin." Bu hadis, bize doğru yolu gösteriyor. Başkasının nimetlerine düşman olmak yerine, onlardan iyi örnekler almak, kendi ahlakımızı geliştirmek gerekir.
Kısacası, gıpta etmek günah değildir; hatta olumlu bir tutum olabilir. Ancak bu, kişinin diğerinin nimetlerini kendisine dileyip ona zarar gelmesini istememesi şartıyla geçerlidir. Duygularımızı dengeli kullanmak, hem dünya hem de ahiretimize fayda sağlar.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.