Kuşların Zikri: Gökten Düyen Bir Hatıra

Bir rivayette geçer kuşların, her birinin kendi dilinde nasıl da Rab’bini zikrettiğini anlatır. Bu hikmet dolu diyaloglarda, doğanın her bir yaratığının insanı düşünmeye davet ettiğini görürüz. Güvercin, en belirgin sesiyle, şöyle der: “Yeri göğü mahlûkatla dolduran Rabbimi, noksan sıfatlardan tenzih ederim.”

Bu zikir, yalnızca bir cümle değil; bir tevhid ilanıdır. Güvercin, kanat çırpmaktan çok, kalbini Rabb’ine açan bir âbide gibi konuşuyor. Göğün sonsuzluğunu, yerin genişliğini dolduran kusursuz düzeni görüp, bu görkemi yaratanin yalnızca Allah olduğunu ifade ediyor. “Noksan sıfatlardan tenzih ederim” derken, Allah’ın her türlü eksiklikten uzak olduğunu, O’nun gibi bir varlığın sadece O’nda olduğunu belirtiyor.

Diğer kuşlar da bu ahengin parçası: Kırlangıç, “Ne yaparsan onu bulursun” diyerek sebeb-sonuç döngüsünü hatırlatır. Kumru “Sübhanallah” ile O’nun yüceliğini ifade eder. Karga ise, karanlık sesiyle, “Allah her şeyi helak edecektir” diyerek ahiret gerçeğini gözler önüne serer.

Bu konuşmalar, hayvanların biz insanlardan daha fazla Allah’ı zikrettiğine dair Kur’an’ın işaretini (İsrâ sûresi, 44. ayet) hatırlatır. “Onların hamd ve tesbihleri yok mu diye merak ediyorsan, işte şu dağlar, şu gökler, şu kuşlar… Hepsi O’nu zikreder.”

Güvercinin zikri, bize sesleniyor sanki: “Bak, ben bir kuşum. Yine de Rab’bimi biliyorum. Sen ki akıllı yaratılmışsın, O’nu ne kadar çok unutuyorsun?”

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular