Hiç Taviz Vermeden Yaşamak Mümkün mü?
Taviz vermemek, bir bakıma geri adım atmadan, başkalarının beklentilerine ya da zorluklara boyun eğmeden, kendi ilke ve değerlerinden ödün vermeden ilerlemektir. Taviz, genellikle bir anlaşmazlık ya da çatışma anında, karşılığında bir şey kazanmak için verilen bir ödündür. Kimi zaman devletler, kimi zaman bireyler, istikrara kavuşmak, sükunet sağlamak ya da bir uzlaşmaya varmak için küçük ya da büyük tavizler verir.
Ancak hiç taviz vermemek, her zaman kolay bir seçenek değildir. Hayatta pek çok durumda ortak nokta bulmak, sadece kendi çıkarını değil, karşısındakinin de duygularını ve haklarını gözetmek gerekir. Bu noktada ödün vermek, zayıflık değil; akıllıca bir seçim olabilir. Öte yandan, temel hak ve değerler konusunda taviz vermemek, ahlaklı bir yaşamın temel taşlarından biridir. Mesela bir çalışan, dürüstlüğüne ya da etik ilkelerine taviz vermeden görevini yapmaya çalışırsa, bu onun karakterini güçlendirir.
Yine de dikkat etmek gerek: Taviz vermemek, inatla direnmek ya da başkalarının haklarını göz ardı etmek anlamına gelmemelidir. Gerçek anlamda tutarlılık, hem kendi sınırlarını koruyup hem de karşındakine saygılı kalarak ilerlemektir. Taviz, bazen bir çözüm yoludur; ama her taviz, her durumda doğru değildir.
Sonuç olarak, hayatta her zaman kırılgan noktalar vardır. Önemli olan, neye, ne kadar ve neden taviz verdiğinizi bilmenizdir. Çünkü asıl güçlü olan, her şeyi reddeden değil, neyin pahasına olursa olsun vazgeçilmeyecekleri bilen insandır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.