Hazreti Meryem ve "Keşke Ölseydim" Dileği
Hazreti Meryem, İslam'ın en özel kadınıdır. Kur'an-ı Kerim'de kendisine bir sure adını verilmiş, peygamber olmasa da peygamberler kadar yüksek bir mevkiye konmuştur. Ancak bu yüce durumu, onun yaşadığı zorlukları ortadan kaldırmamıştır. Hatta tam tersine, sınamaları daha da artmıştır.
Meryem, bir vadiye çekilip yalnız bir yaşam sürerken, bir gün doğum sancılarıyla karşı karşıya kalır. O an, bir hurma ağacının altına sığınır. Hem bedensel acılar, hem de toplumun yargılayıcı bakışları içinde ezilir. “Töhmet” korkusu, yani kendisine iffetsizlik gibi menfur bir suçlama yöneltilmesi ihtimali, onu derin bir yalnızlık ve umutsuzluk içine iter.
İşte bu karanlık anında, yüreğinden fırlar gibi çıkar o söz: “Keşke daha önce ölseydim, unutulup gitmiş olsaydım!” Bu cümle, bir teslimiyet değil, bir insanın çığlığıdır. Meryem, kusursuz bir kişi olsa da, hissettiği acı, korku, yalnızlık insanlık hâlidir. Rabb’i onu bu derde düşürmüş, ardından nasıl kurtulacağını da göstermiştir.
Allah, ona doğan oğlu Hz. İsa'yı doğrudan destekleyerek, “Sana ve sana benzerlere rızık verdim” diye seslenir. Bu olay, yalnızca tarihsel bir anı değil; her zorluk içinde şevkle kalmanın, Allah’a güvenmenin sembolüdür. Meryem’in yaşadığı yalnızlık, bugün de inançlı insanlara dayanma gücünü hatırlatır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.