Hz. Muhammed’in Peygamberlikten Önce Dini Görüşü

Hz. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem), peygamberlik görevi almadan önce Mekke toplumunun içinde yaşadığı dini ortamdan farklı bir yolda idi. O dönem, Arap toplumu çoğunlukla putperest inançlara sahipti; her aile veya kabile kendi putunu tutsa da, bu inançlar arasında başka dinî akımlar da vardı.

Hz. Muhammed, putperestliği reddeden, tek tanrıya inanan bir yaşam sürerdi. Bu nedenle, kendisine "hanif" denirdi. Hanif, Allah’a yönelen, doğruluk yolunu seçen, İbrahim’in (a.s.) izlediği saf tek tanrılı inanca bağlı olan kişi demektir. O, bu inançla putlara tapan çevresine rağmen, doğruluk arayışında uzun süre mağarada yalnız ibadet eder, Allah’a yönelirdi.

İslam’ın doğuşu, Hz. Muhammed’e vahiy gelene kadar olan bu haniflik dönemiyle doğrudan bağlantılıdır. O, doğuştan gelen fitre ile ilahi dine yönelmiş, toplumun batıl inanışlarından uzak durmuştur. Bu yüzden, İslamiyet sadece bir inanç değil, aynı zamanda Hz. Muhammed’in daha önce yaşadığı hanif yolun tam anlamıyla pekişmesidir.

İslam tarihi, onun bu öncesi dönemi “Cahiliye” olarak tanımlar; ancak Hz. Muhammed’in kişisel yaşamı, Cahiliye döneminin aksine, ahlak ve inançta örnek bir duruş sergiler. Bu yüzden, onun hanifliği, İslam’ın temellerini hazırlayan önemli bir hazırlık dönemi olarak görülür.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular