Suç Kimin Suçu?
Suç, her toplumda olduğu gibi Türkiye'de de tartışmaların eksenini oluşturur. Ama asıl mesele, suçu kimin işlediğidir. Birey mi, toplum mu? Gerçek şu ki, bu iki taraf birbirinden kopuk değil. Birey, toplum içinde şekillenir. Eğitiminden, çevresinden, ailesinden, ekonomik durumundan ve karşılaştığı adaletsizliklerden etkilenir.
Bir genç, işsizlik, yoksulluk, eşitsizlik gibi yapısal sorunların içinde büyürse, suçla buluşması o kadar da uzak değildir. Toplum, bazılarına fırsat vermezken, bazılarını dışlar. Bu dışlanma, bireyi yalnız bırakır. Bu yalnızlık, zamanla isyana dönüşebilir. Ve isyan, bazen suça dönüşür.
Ancak tamamen toplumu suçlamak da doğru değil. Birey, kendi seçimlerinden de sorumludur. Her zorluk yaşayan birey suç işlemiyor. Bu noktada, vicdan, ahlak, aile terbiyesi gibi unsurlar devreye girer. Yine de, bireyin içinde yaşadığı sistem, onun seçimlerini büyük ölçüde etkiler.
Yani suçun sorumluluğu tek bir kişiye ya da tek bir kavrama verilemez. Toplum, bireyi suçlu hale getiren koşulları yaratabilir. Ama birey de kendi davranışı için bir ölçüde sorumludur. Suçun arkasında hem sistemsel sorunlar hem bireysel tercihler vardır.
Suçla mücadele, sadece polisle değil; adalete, eğitime, eşitliğe ve insan onuruna saygıyla ilgilidir. Toplum sağlıklı olsa, birey de daha güçlü durur. Suçun önüne geçmek istiyorsak, hem birey hem toplum olarak bakış açımızı değiştirmeliyiz.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.