Arkasından Konuşmak: Küçük Bir Davranış, Büyük Bir Günah

İnsanın arkasından konuşmak, günlük hayatta pek farkında olmadan sıkça düşülen bir hata. Oysa İslam, bu davranışı ciddi bir şekilde yasaklıyor. Kur'an-ı Kerim'de gıybet, ölü bir kardeşinin etini yemeye benzetiliyor. Kimse, ölmüş birinin etini yemek istemez, değil mi? Peki, neden arkasından konuşarak başkasının onurunu yemeye razıyız?

Gıybet sadece açıkça kötülemekle kalmaz; alaycı bir ifade, kin tutan bir bakış ya da dudak kıpırdatarak başkasını küçük düşürmek de gıybete girer. İnsan, sadece düşmanı hakkında konuşursa gıybet ediyor sanır ama yok, arkadaşının ya da sevdiklerinin aleyhine söylenen her kelime, gıybetin ta kendisidir.

Yine dikkat edilmesi gereken bir nokta: Gıybet edilirken susmak ve dinlemek de caiz değildir. Eğer bir yerde gıybet yapılırken susup dinlerseniz, Kur'an'ın ifadesiyle "orada yiyenlerden olursunuz". Böyle bir ortamda bulunuyorsanız, susmak yetmez; durumu değiştirmeye çalışmak, konuyu değiştirmek veya oradan uzaklaşmak gerekir.

Gıybet, toplumsal huzuru sarsar, güveni yok eder. Kimse, arkasından konuşulduğunu bilse, kimseyle samimi olamaz. Bu yüzden dili kontrol etmek; hem hedef alınan kişiye hem de topluma karşı bir sorumluluktur.

Her sözümüzün hesabını vermek zorunda olduğumuzu unutmadan, "Bu söz beni nereye götürür?" diye sormak, gıybetten koruyan en güçlü zırh olabilir.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular