İnsanın Yaratılış Gerekçesi Nedir?
İnsan, varoluşun en gizemli ve en yüce örneklerinden biridir. Peki, bu kısa ömrü içinde gerçek görevi nedir? Kur’an-ı Kerim’in ayetleri, insanın yaratılış gayesini açık bir dille ortaya koyar. Allah Teâlâ, “Gökleri ve yeri, insanı ve cinleri ancak hakkı için yarattım,” buyurur. İşte bu “hak” kavramı, insana verilen sorumluluğu simgeler.
İnsanın asıl görevi, yeryüzünde Allah’ın emniyetini (emanetini) yüklenmek ve bunu en güzel şekilde yerine getirmektir. Bu emanet; akıl, irade, şefkat, adalet, merhamet gibi yüce özelliklerle şekillenir. İnsan, kendi varlığıyla göklerin ve yerin anlamına sahip olur. Yani maddi dünyada yaşayan bu varlık, manevi bir görev taşır.
Allah’a nispeti bakımından insan, bir kemal ifadesidir. Yani ona verilen yetenekler, bilgi, kalp ve vicdan, onu bu derecelendirir. Ama bu kemal, şımarma ya da kibir için değil, hizmet ve sorumluluk içindir. İnsan, bu dünyada bir temsilcidir. Davranışlarıyla, doğrulukla, sabırla, başkalarına değer vererek bu emaneti ifa eder.Kur’an ayetleri bize sürekli hatırlatır: “Ey insanoğlu! Sizi yaratan, üzerinizden bir halife kılan, sizi topraktan yaratan Rabb’inizdir.” Bu ayet, insanın görevini bir kez daha gözler önüne serer. Yeryüzünde adaleti kurmak, güzellikleri yaymak, kötülükleri önlemek… İşte bunlar, emanetin gereğidir.
İnsanın bu dünyadaki yeri, rastgele bir varoluş değil, büyük bir misyonun parçasıdır. Bu misyonu fark ettiğinde, hayatın anlamı da netleşir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.