İslam’da Uyku Saatleri: Kaylûle ve Gece Uykusu

Hz. Muhammed (s.a.v.), uyku alışkanlıkları konusunda örnek bir yaşam sürdü. Geleneksel anlatımlara göre, Resûlullah’ın ana uyku zamanı, yatsı namazından sonra başlar ve sabah namazına kadar devam ederdi. Bu gece uykusu, vücudun dinlenmesi ve ruhun ferahlaması için ayrılmış uzun bir istirahat dönemiydi.

Yanı sıra Efendimiz, öğle namazından sonra da kısa bir uyku uyuma sünnetini uygulardı. Bu uykuya “kaylûle” denir. Kaylûle, Arapça’da “öğleden sonra” anlamına gelir ve özellikle sıcak iklimlerde yaygın olan bir gelenekti. Hadislerde, “Kavminiz arasında kaylûle yapanlara selâm edin,” buyurulmasıyla bu uykunun fazileti vurgulanmıştır. Ancak bu uyku, uzun ve ağır olmamalıydı; genellikle yarım ila bir saat süren hafif bir kestirmeden ibaretti.

İslam’da uyku, sadece fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda bir şükür ifadesidir. Allah’ın lütfuyla verilen istirahat olarak görülür. Gündüzün erken kalkmak, sabah namazını eda etmek ve yeni güne hazırlıklı başlamak için gece erken yatmak, sünnete uygun bir davranıştır.

Kaylûle ile birlikte hem gece hem gündüz uykusu, dengeli bir yaşamı simgeler. Bilim dünyasının da son yıllarda vurguladığı gibi, günlük ritim ve uyku düzeni, insanın fiziksel ve zihinsel sağlığı için hayati öneme sahiptir. Hz. Muhammed’in bu uygulamaları, yalnızca dini bir sünnet değil, aynı zamanda bilimsel açıdan da desteklenen akılcı yaşam ilkeleridir.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular