Çorap Dedeniz: Jartiyer Nasıl Doğdu?

Jartiyer denen şey, aslında oldukça sıradan bir ihtiyaçtan doğdu ama hikâyesi biraz abartılarla süslenince efsaneye döndü. Birçok kişi, bu küçük ama işlevsel aksesuarın mucidinin Gustave Eiffel olduğunu sanır. Evet, doğru! Aynı Elif Kulesi’nin mimarı olan kişi. Hikâyeye göre, Eiffel, bacağı ağrıyan karısının çoraplarının kaymaması için beline özel bir kuşak yaptırmış. Bu kuşağı da çoraplara düğmelerle tutturmuş. Böylece, modern anlamda ilk jartiyer ortaya çıkmış.

Gerçek şu ki, jartiyerin kökeni çok daha eskiye dayanıyor. 18. yüzyılda bile benzer sistemler vardı, ama Eiffel hikâyesi, özellikle 19. yüzyıl romantizmiyle harmanlanca oldukça popüler oldu. Belki de bu yüzden hâlâ kulaktan dolma bir erotik efsane gibi dolaşıyor. Kadınların giyim tarzında pratiklik ve zarafetin buluştuğu bu küçük bant, aslında hem teknik bir çözüm hem de zaman içinde bir moda ikonu haline geldi.

İlk başta sadece sağlık sorunlarına çare iken, zamanla jartiyerler seksi bir hava kattı. Özellikle 20. yüzyılın ortasında, iç çamaşırı modasında büyük rol oynadı. Bugün jartiyer setleri sadece işlevsel değil, aynı zamanda bir güzel görünme arzusunun sembolü.

Yani jartiyerin hikâyesi, bir mimarın karısının rahatsız bacağından başlasa da, sonuçta hem duyguyu hem tasarımı içine alan uzun bir yolculuğa çıktı. Basit bir çözüm, nasıl oluyor da bir efsaneye dönüşüyor? İşte tam da bu yüzden moda, her zaman tarihin de izlerini taşır.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular