Kabir Günü: Bir Gölgelik An

"Kabirde ne kadar kaldınız?" sorusuna verilen cevap, yalnızca bir ölçü birimi sunmaz; aslında zamanın ötesindeki bir gerçeği hatırlatır. "En akıllıları," yani o derin hikmet sahipleri, şöyle der: "Siz yalnız bir gün kaldınız." Bu "gün", saatlerle, dakikalarla ölçülemez. Bu, sonsuzluğun içinde geçip giden, bir nefes kadar kısa ya da bir ömür kadar uzun olabilecek 'bir an'dır.

İnsan, dünyada geçirdiği yılları uzun sanır. Yüz yıllık bir ömür, başı döndürücü bir süre gibi gelir. Ama kabirde, bu uzunluk ortadan kalkar. Her şey sanki bir rüya gibi gelir: doğuş, yaşayış, ayrılış… Hepsi bir gün içinde toplanır. Geçmiş, gelecek fark etmez; her şey bir bakışta, bir değerlendirmede toplanır.

Bu nedenle âlimler, kabirdeki halin hesap gününün bir provası olduğunu söyler. Orada ne "yıllar" sayılır ne de "günler". İnsanın kalbi, eylemleri, niyetleri tartılır. Ve o an, sanki bir nefeste yaşanır. İşte bu yüzden, "bir gün" ifadesi, sadece bir mizan olmayabilir; aynı zamanda bir uyaran: Hayatın kıymetini bil, çünkü geçişi bir göz kırpışı kadar çabuk olacak.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular