Allah Yoklukta Ne Yapıyordu?

"Allah, kainat yaratılmadan önce ne yapıyordu?" sorusu yüzyıllardır insanların merak ettiği bir konu. Bu soruya dair birçok düşünce var; bazıları mizahi bazıları derin manalara sahip. Aslında bu soru, insanoğlunun sınırlı kavrayışıyla sonsuzluğu anlamaya çalışmasının bir yansıması.

Sufi âlim Muhyiddin İbn Arabî, bu konuya dair oldukça derin bir bakış sunar. O, şöyle der: “Allah mahlukatı yaratmadan önce bir ‘ÂMÂ'da idi. Âmâ’nın altında da hava, üstünde de hava vardı.” Bu ifade, kelime kelime anlamaya çalışıldığında garip kaçabilir. Ancak buradaki “Âmâ” mecazi bir tabirdir; yani Allah’ın yaratmadığı bir durumdan bahsedilmektedir. Yaratılmış hiçbir şey yokken, O halihazırda sonsuzlukta tecelli eden isimlerle varlığını ifade ediyordu.

Gerçekte, Allah’ın “ne yaptığı” değil, “nasıl var olduğu” daha önemli bir husustur. Zaman, mekân, hava, âlem… Bunların tamamı yaratılmış şeyler. Dolayısıyla Allah, onları yaratmadan önce “zamanda” bir şey yapmıyor olmalıdır. Çünkü zaman bile O’nun yaratısıdır. Bu yüzden “önce” ve “sonra” gibi kavramlar, O’nu kapsayamaz.

İslam düşünürleri, Allah’ın ezelde “Yaratmaya niyet etmiş olması” veya “isimlerinin tecellisini hazırlamış olması” gibi ifadelerle açıklarlar. Yani O, kainatı yaratmadan önce boş beklemiyordu. Aksine, tecellisini hazırlıyordu. Her bir ismi, bir gün yaratılacak varlıklarla kendini gösterecekti.

İşte bu yüzden, soruyu “ne yapıyordu” diye sormaktan çok, “nasıl var idi” diye sormak daha doğrudur. Çünkü O, her şeye kadir, her an tecelli eden, gizliden gizliye kainatı çağırana kadar bekleyen bir varlık’tır.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular