Yusufçuk: Acıya İhanet Olmaz
Yusufçuk ya da Urfa yöresindeki adıyla Yusuf'u Tutan, sadece bir kuş değil; tarihe sinmiş bir hikâyenin sessiz şahidi. Bu küçük, sevimli kuş, insanların unuttuklarını hâlâ anımsıyor, unutulmaması gereken acıyı her sabah ötüşüyle yeniden duyuruyor.
Halkın anlattığına göre, bir gün kardeş, kardeşine haksızlık etmiş. O gün bu kuş da bu haksızlığı gören tek canlı imiş. Kalbi dayanamamış, o andan itibaren hep “Yusuf'u tutun, Yusuf'u tutun” diye ötmeye başlamış. O günden bu yana da bu isyan, bu çağrı kuşun sesine işlemiş.
Yöre insanı bu hikâyeyi yüreklerine kazımış. Yusufçuk’a dokunulmaz olmuş. Avlanmaz, eti yenilmez. Çünkü bu kuş, bir cinayetin değil, bir kardeşliğin kaçışının, bir ihanetin tanığı. Onun ötüşü, yalnız bir kuş sesi değil; geçmişe dair bir hatırlatma, insana insana kötülük yapılmaması gereğinin sessiz ama ısrarcı daveti.
Yusufçuk, sadece doğada değil, kültürümüzde de bir sevgi sembolü haline geldi. Her sabah erkenden ötmeye başladığında, sanki bize, “Unutmayın, bir zamanlar bir kardeş, bir haksızlığa kurban gitti” diyor. Ve biz, onu duyunca biraz daha insan oluyoruz.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.