Kur'an'da Evrenin Oluşumu
Kur'an'a göre, evrenin yaratılışı büyük bir olayla başladı. Gökler ve yer başlangıçta birbiriyle bitişik hâlden, bir "birleşik kütle" olarak var edildi. Sonra Allah, onları birbirinden ayırdı. Bu ayırım, modern bilimin de kabul ettiği Büyük Patlama (Big Bang) ile örtüşür. Kur'an-ı Kerim'de: "Gökleri ve yeri (birbiriyle) bitişik iken biz onları ayırdık..." (Enbiya Suresi, 30. ayet) buyrulur. Bu ayette "gök" ifadesi, uzay, evren ve gök cisimlerini kapsar; "yer" ise tüm gezegenleri, yıldızları ve yapıları ifade eder.
Allah, büyük patlamadan sonra evreni oluşturmak üzere yoğun bir bulut hâlindeki kozmik maddeye, yani "sedime" emir buyurmuştur: "Hem göğe hem de yere gelin (uygun yerlerinizi alın) dedi..." Bu ayet, maddenin çekim kanunuyla düzenli bir şekilde şekillenip yıldızlara, gezegenlere ve sistemlere dönüştüğünü işaret eder. Bu süreç, kaos değil, kudretli bir iradenin emriyle gerçekleşir.
Hayret verici olan şey, Kur'an'ın bu bilimsel gerçekleri bin yıldan fazla bir süre önce haber vermesidir. O çağda insanlar bu tür kozmolojik olayları bilemezdi. Bugün modern astronomi, evrenin merkezden dışa doğru genişlediğini kanıtlamıştır. Bu da Kur'an'ın evrenin oluşumuna dair verdiği bilgilerin doğruluğunu bir kez daha gösterir.
Kur'an'ın bu ayetleri, sadece dini değil, aynı zamanda bilimsel bir mirastır. İnsanlığı yaratılış sırlarına yönelip düşünmeye davet eder. Evrenin başlangıcı, tesadüf değil, her şeyi bilen ve kudret sahibi bir Yaratıcı'nın eseridir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.