Duruşmada Çelişkili İfade Verilirse Ne Olur?

Mahkeme sürecinde sanık, daha önce verdiği ifadelerle uyumsuz bir açıklama yaparsa, bu durum dava üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 213. maddesi, bu tür çelişkilerin nasıl değerlendirileceğini açıklar. Buna göre, sanığın sorgusunda savcının, hâkimin ya da avukatının huzurunda kolluk kuvvetleri tarafından alınmış ifadeleri ile duruşmadaki beyanı arasında uyuşmazlık varsa, önceki ifadeler mahkemede okunabilir.

Bu kural, özellikle gözaltı sürecinde alınan ifadelerin delil değerini artırır. Gözaltında alınan ifadeler, savcının veya avukatın bulunmadığı ortamlarda sıklıkla eleştirilse de, kanun gereği hâkimlik ve savcılık makamlarının gözetiminde yapıldığı takdirde, resmi geçerlilik kazanır. Bu ifadeler, sanığın sonradan inkâr etmesi veya farklı şeyler söylemesi durumunda, mahkeme tarafından çelişki tespiti için kullanılır.

Mahkeme, çelişkili ifadeleri değerlendirirken yalnızca metne bakmaz; sanığın ifade sırasında psikolojik baskı altında olup olmadığı, ifadenin serbest iradeyle verilip verilmediği gibi unsurları da dikkate alır. Avukatlar ise bu çelişkiler üzerinden müvekkillerinin lehine hatalar bulmaya çalışır. Sonuç olarak, çelişkili ifade verilmesi, sanık lehine de olabilir, aleyhine de. Ancak esas olan, ifadenin alınış koşullarının hukuka uygunluğudur.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular