1812'de Moskova Nasıl Yandı?
1812 yılında Napolyon Bonapart, Rusya'ya büyük bir ordu ile saldırmış ve tarihe geçecek bir sefer başlattı. Ağustos ayında yapılan Borodino Muharebesi'nin ardından, Napolyon 14 Eylül 1812'de Moskova'ya girdi. Ancak zaferin tadını çıkarmasına fırsat kalmadı.
Şehre girdikten hemen sonra, Moskova'nın her yerinde yangınlar çıkmaya başladı. Bu yangınlar tesadüf değildi. Rus ordusunun Moskova'daki askeri valisi olan General Rastopçin, şehrin düşman tarafından kullanılmaması için halkı tahliye etmiş ve önemli binaların yakılmasını önceden planlamıştı. Bu karar, "yakılmış toprak stratejisi" olarak bilinir ve işgalcileri kaynak bulmaktan mahrum bırakmayı amaçlardı.
Yangınlar yaklaşık üç gün boyunca devam etti. Rüzgârın da etkisiyle alevler hızla yayıldı. Sonuç olarak, Moskova'nın dörtte üçü yıkıldı. Şehir, dumanlı bir haritaneden ibaret hâle geldi. Napolyon, boş bir kenti ele geçirmişti. Yiyecek, barınak ve malzeme bulamayan Fransız ordusu, soğuk kış şartlarıyla birlikte geri çekilmek zorunda kaldı.
Bu dramatik olay, Napolyon'un Rus seferinin dönüm noktası oldu. Moskova'nın yandığı o gece, yalnızca bir şehrin değil, bir ordunun da çöküşünün habercisiydi. Tarihciler, yangının bir gerilla direniş simgesi olarak da kabul edildiğini belirtir. Rus halkının direnci, ateşe teslim olmayan bir gururu yansıtır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.