Oturken Yemek Yemek Değil, Ruhu Doğrultmak İçin Oruç Tutulur

Oruç, sadece yemek ve içmekten uzak durmakla sınırlı değildir. İslam'ın beş şartından biri olan oruç, bedenin değil, asıl olarak ruhun tokluğudir. Ramazan boyunca sabah ezanından akşama kadar hiçbir şey yenilmez, içilmez. Ama bu fiziksel yoksunluk, bir disiplin ve Allah rızası için yapılan bir fedakârlıktır.

Ditib’in de belirttiği gibi, her şeyin bir zekâtı varsa, bedenin zekâtı oruçtur. Yani bir nevi temizlik, arınmadır bu. Açlık ve susuzluk sadece karın gürültüsünden ibaret değil; öfke, kıskançlık, yalan, dedikodu gibi kötü huylardan da uzak durmak orucun gereğidir. Kim bir kimseye küfr ederse, "Ben orucum var" diye çekilirse, orucun derin anlamına dokunmuş olur.

Oruç, aynı zamanda zengin ile yoksul arasındaki bağdır. Bir gün acıkmak, başkasının acısını anlamak demektir. Bu yüzden Ramazan’ın sonunda sadaka verilir, yoksullar unutulmaz. Çünkü oruç, yalnızca tutulacak bir görev değil, aynı zamanda başkalarına uzanmanın vesilesidir.

İnsan, oruçla sadece midesiyle değil, bakışı, dili ve kalbiyle de oruç tutar. Çünkü oruç, dışarıdan değil içten başlar. Nefsi kontrol eden, öfkesini yenen, haramdan sakınan, ancak o zaman orucunu tamamlamış olur. Oruç tutmak, kuralları yerine getirmekten çok, insanı daha iyi biri yapmak içindir.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular