Nötr Hissetmek: Duygusal Bir Korunma Kalkanı
Hayatın koşturmacası içinde bazen ne büyük bir neşe ne de derin bir üzüntü hissederiz. Sadece oradayızdır, dümdüz ve hissiz. Günlük dilde sıkça karşımıza çıkan nötr hissetmek, aslında göründüğünden çok daha derin psikolojik katmanlara sahip bir durumdur. Çoğu zaman basit bir yorgunluk gibi algılansa da özünde, insan ilişkilerinin getirdiği hayal kırıklıklarından kaçma çabasını barındırır.
İnsani etkileşimler her zaman mutluluk getirmez; aksine, ekseriyetle beraberinde hayal kırıklığı, kalp kırıklığı ve acı da taşıyabilir. İşte tam bu noktada zihin, kendini korumak adına savunma mekanizmalarını devreye sokar. Sürekli olarak incinmekten yorulan birey, çareyi kendini hem acıdan hem de hazdan izole etmekte bulur. Bir nevi duygusal bir sigorta gibi, sistemi tamamen kapatıp nötr olma durumuna geçer. Çünkü bilir ki, mutluluğa kapıyı kapatırsa, arkasından gelecek olan olası acılara da set çekmiş olacaktır.
Bu hissizlik hali, dışarıdan bakıldığında bir huzur veya sakinlik gibi durabilir. Ancak uzun vadede insanı kendi hayatının seyircisi konumuna düşürür. Acıdan kaçarken yaşamın getireceği coşkuyu ve gerçek bağları da ıskalamaya başlarız. Neticede nötr hissetmek, ruhun kendini tamir etmek için sığındığı geçici bir liman olsa da, hayatı gerçekten yaşamak ancak o güvenli limandan çıkıp dalgalarla yüzleşmeyi göze aldığımızda mümkündür.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.