“İlk Günkü Gibi…”

“Ey Allah’ın Resûlü, bana karşı sevgin ne durumda?” diye sorduğunda Hz. Aişe, yalnız bir cevap değil, kalbin en derin tınılarını duymak istiyordu. Bu soru, onun için sadece bir merak değil, yürekten bir ilkin devam ettiğinin, sevginin solmadığının tâcididir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v), bu samimi soruya her seferinde aynı içtenliğiyle karşılık verirdi: “İlk günkü gibi.” Bu kısa cümle, yüzyıllar boyu yankılanan bir aşkın, sadakatin ve bağlılığın ölümsüz işaretidir. Kördüğüm gibi, açılmayan, bitmeyen bir bağın simgesidir. Hz. Aişe bu cevabı işittiğinde, içi neşeyle dolar, kalbi huzurla dolar daima.

Aslında bu, sıradan bir aşk hikâyesi değil, örnek alınması gereken evlilik aşkıdır. Bir Peygamber’in eşiyle kurduğu ilişki, yalnızca şefkat değil, sabır, itibar, karşılıklı saygı ve devamlı bir bağlılık örneğidir. Hz. Aişe’nin bu suali, onun yalnızca sevildiğini bilmek istemesi değil, bu sevginin zamanla azalmadığını görmek istemesidir. Ve Peygamber Efendimiz’in cevabı, bu korkuyu değil, bu güveni perçinler: Sevgi, ilk sabahki gibi taze, ilk bakıştaki gibi güçlü.

Bu kısa diyalog, yüzyıllar sonra bile yüreklerde yer ediyor. Çünkü insan, sevildikçe değil, sürekli sevildiğine inandıkça güvende hisseder. Hz. Aişe’nin sorusu, her kadın erkeğin gizli sorusudur belki de. Cevabı ise, andı olsun: Aşk, ilk günkü gibi kalsın.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular