Psikolojide Bağırmak Ne Demek?

Bağırmak, yalnızca yüksek sesle konuşmak değil; çoğunlukla sinir, öfke, korku ya da çaresizlik anlarında ortaya çıkan bir tepkidir. Psikolojik açıdan bakıldığında, bu davranış kişinin duygu kontrolünü kaybettiğinin açık bir işaretidir. İnsan, normalde düşünceleriyle duygularını dengeleyebilir. Ancak bağırdığı anda bu denge bozulur, içsel kontrol zayıflar.

Ulusal Demokrasi Enstitüsü'nün 31 Mayıs 2018'de paylaştığı "Genel Bağırmamın Analizi" metninde de belirtildiği gibi, bağırmak en kolay ve doğuğaya en yakın tepkilerdendir. Çünkü bu davranışı sergilemek için hiçbir araç, hiçbir dış kaynak gerekmez. İnsanın bedeni doğal olarak bunu yapabilecek şekilde yapılandırılmıştır. Ancak bu, aynı zamanda hayvani tepkilerin bir yansımasıdır.

İnsan, evrimsel süreçte hissettiği korku, acı veya öfkeyi sesle dışa vurmanın bir yolunu geliştirmiştir. Ancak medenî bir birey olmak, bu tür dürtülerin üstesinden gelmeyi öğrenmekle mümkündür. Bağırmak yerine dinlemek, sakin kalmaya çalışmak, düşünceli olmak; hümünalleşmenin yani gerçekten insana özgü davranışların göstergesidir.

Özellikle iletişimde, bağırmak değil, anlaşılmaya çalışmak önemlidir. Çünkü bir diyalogda sesini yükseltmek, çoğunlukla diğer kişinin sözünü kestiği ve kendi duygularına hâkim olamadığı anlara işaret eder. Bu nedenle, psikolojide bağırmak, yalnızca bir iletişim biçimi değil; aynı zamanda duygu yönetimi becerisinin eksikliğinin de bir göstergesidir.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular