Susmak Erdem midir?
Susmak, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir davranıştır. Ancak İslam geleneğinde susmak, yalnızca dilsiz kalmak değil; bilinçli bir tercihtir. Hz. Ali'nin de ifade ettiği gibi: “Susmak, aklın süsüdür, cehaletin örtüsüdür.” Yani bilge kişi konuşurken, cahilin susması onun bilgi eksikliğini gizler.
Gerçek susmak, gereksiz sözlerden kaçınmak, kin ve kıskançlık barındırmayan dille konuşmak demektir. Sadece konuşmamak değil, doğru zamanda susmayı bilmek önemlidir. Sakin, ölçülü ve nazik bir dil, insanı sevdirir. Aksi halde, ağzımızdan dökülen her gereksiz söz, kalplerde bir yarıktır.
İslam’da susmak, ibadetin dokuz parçasıdır. Bu kadar büyük bir yerinin olması, ne kadar değerli olduğunu gösterir. Çünkü susmak; gıybeti, yalanı, israfı ve fuzuliyeti engeller. Aynı zamanda, kötü arkadaşlıktan uzak durmak kadar önemli bir görevdir. Çünkü suskunluk, hem kendine hâkim olmanın hem de başkalarına saygının göstergesidir.
Bir hadiste deniyor: “Kim inanmışsa, iyi bir şeyin aklına gelmemesi halinde sussun.” Bu, susmayı bir zorunluluk değil, bir tercih haline getirir. Kibirle değil, hikmetle susanlar, kalplerde yer edinir.
Yani susmak, güçsüzlük değil, gücün en yüksek biçimi olabilir. Duygulara hakim olmak, öfkeye boyun eğmemek, dedikoduya katılmamak… İşte bu susuş, yürekten gelendir. Tatlı dilli, cömert ve bilge kişi, konuşurken değil, susarken bile etki bırakır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.