Yezidin Sonu: Bir Efsanenin İntiharı
Yezid, tarihin karanlık sayfalarında yer alan ve eylemleriyle hem şok eden hem de öfke kışkırtan bir isimdir. Özellikle Kerbela'da Hz. Hüseyin ve ailesine karşı işlediği suçlar, onu tarihe bir katil olarak geçirmiştir. Ancak tarihin acımasız adaleti, zaman içinde onun sonunu da trajik bir hikâyeyle anlatmıştır.
Geçmişte rivayetler arasında yer edinen bir anlatıma göre, Yezid’in ölümü, sanki onun günahlarına bir intikam gibi anlatılır. Rivayete göre, bir gece atı Yezit adındaki atla gezerken, atın eyeri ters dönmüş. At ürkmüş, sahibini taşı ve kayalara çarparak adeta paramparça etmiş. Olaydan birkaç gün sonra, Yezit denen o atın üzerinde, sadece bir ayak kalmış. Bu olay, halk arasında “Yezid’in ayağı” olarak anılmış ve bu ayak için bile Şam’ın ortasında cenaze töreni düzenlenerek toprağa verilmiştir.
Bu hikâye, tarih boyunca sadece bir ölüm olayı olarak değil, aynı zamanda ahlakın intikamı olarak da yorumlanır. Yezid’in zalim hayatı, doğduğu anda değil, ölümünden sonra bile onunla yüzleşmiştir. Cenaze töreni bile, halk tarafından kin ve tasa içinde, alay niteliğinde gerçekleşmiştir.
Yezid’in sonu, bir ders gibi kalır: Zulüm her ne kadar tahta otursa da, tarih onu unutmayabilir. Kimi zaman doğa, kimi zaman bir at, kimi zaman da halkın hafızası, zalimin hesabını sorar. Yezid’in ibretlik sonu, bunun en belirgin sembollerinden biridir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.