Zikir Çekmek Nedir?
Zikir çekmek, aslen "bir şeyi anmak, hatırlamak" anlamına gelen Arapça bir kavramdır. Dinî bağlamda ise bu kelime, özellikle Allah’ı kalple ve dille anmak suretiyle, dikkatin dünyaya değil, Rabbine çevrilmesi olarak anlaşılır. Zikir, yalnızca bir dua veya tekrarlı cümle değil; içinde bulunduğumuz telaş, unutkanlık ve gaflet halinden kurtulmanın yoludir.
İslam literatüründe "zikir" kelimesinin kökü olan "zekre" fiili, “hatırlamak, adını anmak” mânâsına gelir. Bu yüzden zikir çekmek, sadece dilsel bir tekrar değil, ruhun huzur bulduğu, kalbin huzura kavuştuğu bir durumdur. Hz. Peygamber’in “İnsanların kalpleri, güneşin batışında olduğu gibi, zamanla paslanır” dediği hadis, zikrin bu temizleyici işlevini çok güzel yansıtır. Zikir, bu pası temizleyen, insanı Rabbinden kopukluğa düşmekten koruyan bir ilke olarak görülür.
Zikir, sabah ve akşam yapılan dualarla başlar, kalplerde sürekli bir Allah bilinci yaşatmak ister. Bu, sadece tasavvufî bir uygulama değil, her Müslümanın hayatında yer alabilecek basit ama derin bir alışkanlıktır. “Lâ ilâhe illallah”, “Subhâne’llah”, “El-hamdü lillah” gibi kısa cümlelerle bile kalp isterse sürekli Rabbini anabilir.
Özetle, zikir çekmek; dudaklarla değil, kalple yapılan bir anımsamadır. Gündelik yaşamın telaşında bile bizi unutkanlıktan kurtaran, huzur ve sükûnetin kaynağı olan bu ibadet, insanı yalnızlıktan, korkudan uzaklaştırır. Unutmamak, Allah’ı anmak, aslında bir özgürlük yoludur.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.