İşyerinde Girdi-Çıktı Yapınca Kıdem Tazminatı Alınır mı?
İş hayatında sıkça karşılaşılan durumlardan biri, çalışanların aynı işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen resmi kayıtlarda girdi-çıktı yapılması, yani kağıt üzerinde işten çıkarılıp tekrar işe alınmasıdır. Birçok çalışan, bu işlem esnasında kendisine ödenen parayla kıdem tazminatını tamamen aldığını ve haklarının sıfırlandığını düşünür. Ancak hukuki gerçeklik oldukça farklıdır.
İş kanunumuza göre, bir işçinin çalışması aynı işyerinde veya aynı işverene bağlı farklı işyerlerinde kesintisiz olarak devam ediyorsa, kağıt üzerindeki girdi-çıktı işlemleri tazminat hakkını sıfırlamaz. İşveren, iyi niyetli veya farklı gerekçelerle işçi çalışmaya devam ederken bir ödeme yapabilir; yasalarımızda buna doğrudan bir engel yoktur. Fakat çalışan işine devam ettiği sürece, yapılan bu ödemeler hukuken tam bir tasfiye değil, yalnızca bir avans ödemesi olarak kabul edilir.
Dolayısıyla, girdi-çıktı yapılıp elden veya bankadan bir ödeme alınsa bile, işçinin toplam kıdem süresi ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplanmaya devam eder. Günün birinde iş sözleşmesi tazminata hak kazanacak şekilde (örneğin haklı fesih veya işten çıkarılma ile) sona erdiğinde, toplam çalışma süresi üzerinden güncel ücretle yeni bir kıdem tazminatı hesaplanır. Geçmişte girdi-çıktı esnasında yapılan ödemeler ise yasal faiziyle birlikte bu toplam tutardan mahsup edilir, yani düşülür.
Özetle, işyerinde yapılan girdi-çıktı işlemleri ve bu sırada alınan ödemeler kıdem tazminatı hakkınızı yok etmez; sadece ileride alacağınız toplu tazminattan düşülecek birer avans niteliği taşır. Çalışanların hak kaybına uğramamak için tüm çalışma geçmişlerini ve yapılan ödeme makbuzlarını titizlikle saklaması önem arz etmektedir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.