Ramazan’da Sahur: Gece Yemeği Değil, Manevi Bir Başlangıç
Sahur, Ramazan gecelerinin en özel anlarından biridir. Pek çok kişi tarafından "gece yemeği" olarak nitelendirilse de aslında sahur, sabah namazına kadar uzanan son saatlerde yenilen bir kahvaltının ötesindedir. Bu zaman, sadece midesini doldurmak için değil, ruhu da oruca hazırlamak için kalkılır.
Ramazan’da sahur vakti, sabahın ilk ışıklarının başladığı andan, imsak vakti denilen ilk namaz vakti başlangıcına kadar uzanır. Bu saatlerde sofraya oturmak, günü daha enerjik ve sabırla geçirmeye yardımcı olur. Ancak asıl önemli olanı, bu anın ta kendisidir: Yatışan sokaklarda, hâlâ uyanık olan milyonlarla aynı anda dua etmek, bir lokma yemek yemek, bir bardak su içmek… İşte sahurun büyüsü burada saklı.
Ne mutlu Ramazan’da sahur sofrasına oturabilenlere. Bu an, aile bireylerini bir araya getirir, komşuları selamlaşmaya iter, gönlü sadeleştirir. Peygamber Efendimiz’in (sav) “Sahura kalkın, çünkü berakat (bereket) oradadır” buyurduğu sahur, sadece bir yemek değil, aynı zamanda şükür ve birlik dilidir.
Unutulmamalıdır ki, sahur sadece Ramazan’a özgü bir uygulama değildir ama bu ayda daha fazla değer kazanır. Çünkü oruç tutan bir insan için bu, gün boyunca sabretme gücünün ilk kaynağıdır. Basit bir kahvaltı bile olsa, sahur sofrasına oturmak, bir nevi ibadet haline gelir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.