Neden Bazı Şeylere Tahammül Edemiyoruz?

Hayatımızda karşılaştığımız durumlara bazen sakin tepki verirken, bazen en küçük şeylere bile büyük tepkilerle karşılık veriyoruz. Peki bu tepkilerin arkasında ne var? Neden bazılarını rahatlıkla kabul ederken bazılarına asla tahammül edemiyoruz?

Aslında tahammül edememe hissi, dışarıdaki olaylardan çok, olaylara baktığımız bakış açısıyla ilgili. Psikolog Emine Özdemir’in de belirttiği gibi, önemli bir etken zorunluluk algısıdır. Yani, “Her şey böyle olmalı”, “Bu asla olmaz”, “İnsanlar böyle davranmak zorunda” gibi düşünceler, beklentilerimizi katı kurallara dönüştürür.

Bu kuralların tersi bir şey olduğunda, hemen rahatsız oluyoruz. Mesela biri geç kaldığında, “Kesinlikle 5 dakikadan fazla geç kalmamalı” kuralını benimsemişsek, bu kuralın ihlali bize büyük bir haksızlık gibi gelir. Oysa bu, dış dünyanın değil, iç dünyamızdaki kurallarla ilgili bir mesele.

Tahammül, sadece başkalarına değil, hayatın kendi akışına karşı da gösterdiğimiz bir beceridir. Zorunluluk düşüncesi yerine, “bu olabilir”, “farklı da olabilirdi” gibi daha esnek bakışlar geliştirildiğinde, içsel huzur da artar.

Küçük şeylere bile sinirlenmek, aslında beklentilerimizin ne kadar katı olduğunu gösterir. Daha yumuşak ve açık bir zihinle yaşamak, hem kendimize hem başkalarına daha sıcak bir yer hazırlar.

Ayrıca bakınız

Ayrıntılı makaleler

İlgili konular